ZdhaberCOM

Ana Menü

Kategoriler

Dost Siteler

Bugun Izlenenler

Son Aranan Başlıklar

Talat'tan Rumlar'a sert tepki


KKTC Cumhurbaşkanı Talat, Papadopulos’un, Kıbrıs Türklerine karşı top yekun saldırı başlattığını ve bunun çok tehlikeli olduğunu belirterek, Rum tarafında Kıbrıslı Türkler aleyhine açılan mülk davalarına sert tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Talat, yaptıkları değerlendirmeler sonucu, dava açılan kişinin mahkemeye gitmesi yönünde karar aldıklarını ifade ederek, "Biz şartlı ispatı vücut yapacağız. Şartlı ispatı vücut yani ’Kıbrıs’ın kuzeyinde veya Mağusa’da senin (Rumun) mahkemenin yargı yetkisi yoktur’ iddiasını öne sürerek, müdafaa dosyalayacağız" dedi.
 
Talat, Bayrak Televizyonu’nda yayımlanan Akis programında yaptığı konuşmada, Rumların Kıbrıslı Türklere karşı Güney Kıbrıs mahkemelerinde açtığı mülk davalarına değinerek, Papadopulos’un, uluslararası hukuku bir tarafa bırakarak, Avrupa Birliği (AB) üyesi olmanın avantajını, Kıbrıslı Türklerin siyasi haklarını ve eşitlik haklarını boğmak için kullanmaya başladığını kaydetti.
 
Bunun Avrupalı bir düşünce olmadığını ve çok tehlikeli olduğunu ifade eden Talat, Rum yönetiminin, "Avrupa tutuklama emri" çıkartmak için, mala tecavüz için öngörülen 6 aylık hapis cezasını, meclisten geçirdikleri bir yasayla 2 yıla çıkardığını belirtti.
 
Talat, şöyle konuştu: "Şimdi bu son derece tehlikeli bir olay, çünkü Kıbrıslı Türk sonuçta örneğin mahkum olacak, mahkum olunca güneye geçtiğinde örneğin tutuklanacak. Yurtdışına çıktığında da Avrupa tutuklama emri ile tutuklanacak, dolayısıyla Kıbrıslı Türk hapis olacak Kıbrıs’ın kuzeyine ve Türkiye’ye. Başka yere çıkamayacak. Dolayısıyla böyle bir uygulama sonuçta Kıbrıslı Türklerin tamamen izole edilmesini sağlayacak. Yani AB Kıbrıslı Türklerin izolasyonunu ortadan kaldırmaya çalışırken onun bir üyesi olan ’Kıbrıs Cumhuriyeti’ Kıbrıslı Türkleri tam anlamı ile izole edecek."           "BAZEN BÖYLE ŞEYLER ÇOK HAYIRLI OLUR"      "Bazen böyle şeyler çok hayırlı olur" diyen Cumhurbaşkanı Talat, Rum tarafının kendi kazdığı kuyuya düşeceğini söyledi.      Talat, şöyle devam etti:      "Ben çok memnun oldum bu davadan. Özellikle Kıbrıslı Türklere yönelen kısmından son derece mutlu oldum. Çünkü bazı şeyler ortaya çıkacak. Şimdi işte Rum tarafı bana göre kendi kazdığı kuyuya düşecek.      Nasıl düşecek? Bir kere bizim yasalarımıza göre mülkiyet davaları malın bulunduğu kazada görülebilir, artı Kıbrıs’ın kuzeyinde Rum yönetiminin etkin ve fiili kontrolü yoktur. Bunu, ben söylemiyorum AB söylüyor. Bütün dokümanlarında yazıyor. Bu demektir ki Kıbrıs Rum tarafının kuzeyde yargı yetkisi de yoktur, yargı gücü yoktur.      Ama onu bir tarafa bırakın, hem ’Kıbrıs Cumhuriyeti’ yasalarına göre hem KKTC yasalarına göre mülkiyet meseleleri bu kazadaki mahkeme tarafından görülür. Dolayısıyla Larnaka kaza mahkemesinin Mağusa’da yargı yetkisi yoktur. Uyduruk bir Mağusa mahkemesi kurarak bunu yapamazlar. Niye? Çünkü zaten Mağusa’da o yönetimin etkin ve fiili kontrolü yoktur. Bunu zaten AB’de kabul ediyor, kendileri de kabul ediyor." Bu konuda hukukçularla da görüştüklerini ve uzun tartışmalar yaptıklarını anlatan Talat, "Ve şu sonuca vardık. Biz şartlı ispatı vücut yapacağız. Şartlı ispatı vücut yani ’Kıbrıs’ın kuzeyinde veya Mağusa’da senin mahkemenin yargı yetkisi yoktur’ iddiasını öne sürerek, müdafaa dosyalayacağız" dedi.      "Mahkemeye hiç gitmemenin olmayacağını" ifade eden Talat, şunları söyledi.      "AB’de, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde de ve BM nezdinde de meşru, yasal hükümet Rum yönetimidir. Onun mahkemeleri de yasal mahkemedir. Dolayısıyla biz gün gele İngiliz hukukuna başvuracağımızda ya da başka bir AB hukukuna başvuracağımızda bizim, ’bu mahkemenin ya da Larnaka Kaza Mahkemesi’nin Kıbrıs’ın kuzeyinde yargı yetkisi yoktur ve buna rağmen yargıladı bizi’ diye Larnaka Kaza Mahkemesi’ne ispatı vücut yaptığımızı göstermek zorundayız. Aksi halde biz oraya hiç gitmezsek, yani hakkında yargı iddiası bulunan, yani sanık konumunda bulunan, aleyhine dava getirilen kişi eğer gidip bu iddia ile, yani şartlı ispatı vücut diyoruz buna, böyle bir ispatı vücut yapmazsa yarın Avrupa mahkemesinde, burada yapmadığı bir iddiayı öne çıkaramaz.      Bu genel kuraldır." Talat, Rumların, mülklerle ilgili açılan davaların celpnamelerini KKTC’ye göndermesi konusunda Dışişleri Bakanlığı’nın BM nezdinde girişim yaptığını anımsatarak, Rum kamu görevlilerinin KKTC’de tebligat yapmasının büyük suç olduğunu kaydetti. Talat, "Bunu yapan eğer yakalanırsa bizim yasalarımıza göre evrak sahteciliğinden tutun bir sürü suçlama ile karşı karşıya kalacak" dedi.           "TOP YEKUN ESİR ALMA OPERASYONU"      Böyle bir durumda Rumların tutuklanmasının gerginliklere neden olacağını ve olası gerginlikler nedeniyle BM’yi uyardıklarını belirten Talat, konunun, sınır kapılarından Kıbrıslı Türklerin hiç geçemediği, sadece Kıbrıslı Rumların gelebildiği bir akış sonucunu doğuracağını söyledi.      Sınır kapılarını kapatma niyetinde olmadıklarını ifade eden Talat, şöyle devam etti: "Rum yönetimi liderinin, işte sathı saldırı diye nitelediğim top yekün saldırısı eski mentalitenin devam ettiğini göstermektedir. Yani Kıbrıslı Türkleri o zaman yok etme, ’bir saat kırk beş dakikada biz yok ederiz o hazırlıklarımız vardır’ dediği bilinen Rum yönetimi liderinin bu yeni çağda yine Kıbrıslı Türkleri top yekün esir alma operasyonudur yaptığı operasyon. Dolayısıyla hiç hoş değil, hiç insani değil, her şeyden önce ve sanıyorum ki dünyada da yeni bir tepki dalgası doğuracak kendisine karşı.      Bu yüzden ben diyorum ki halkımız rahat olsun, devlet olarak biz konuyu takip ediyoruz. Yani hiç kimse kendisini yalnız hissetmesin.      Yabancılar dahil." Rum tarafının bu politikasının bölünmeyi katılaştırdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Talat, Rumların birleşme ve adanın siyasi eşit zeminde bütünleşmesini istemediğini, Kıbrıslı Türkleri tecrit edip, daha fazla avantaj elde etmek istediğini kaydetti.      Kıbrıs Türklerine izolasyonlar kaldırılırsa Papadopulos’un politikasını sürdüremeyeceğini anlayacağını ve uzlaşma noktasına geleceğini kaydeden Talat, "Papadopulos’un hareketlenebilmesinin yolu, arkasındaki, yüzde 75 diye hala ifade edilen kitle desteğinin ortadan kalkmasıdır. Yani yol budur. Bunun sağlanabilmesi için dediğim gibi izolasyonlar kalkmalıdır. Kıbrıs Rum halkı görmelidir ki Kıbrıslı Türkleri Kıbrıs Rum halkının kararı ile esaret altında tutmak mümkün değil" dedi.

En Son Aranan Haberler



Okunma : 99 // Aldığı Oy : 10 // Gönderen : Tv Dizileri
Oy Ver :
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Arkadaşına Gönder      Fıkrayı Yazdır
 

Benzer Basliklar

Rusya'nın eski bakanı İsviçre'de tutuklandı
Öğretmen atanmasında yeni sistem
Sır Kapısı, 'Kazanmaya alışın' diyor
‘İzmir Kayıkları’ denize iniyor
Çakılan eşini saniye saniye görüntüledi
Düşük puanlıya memur olma yolu
İstanbul'da su çilesi 15 saat önce bitti
BJK-Samsunspor maçı biletleri satışta
Öğrenci öğretmenine tecavüz etti
Talat'tan Rumlar'a sert tepki
Tehcir mağduru 105'lik Ermeni nine
CHP'den Başbakan'a 'özür' yanıtı
Türk ve Alman patronlar buluştu
'Soykırım' komisyonunda kimler olacak?
Schröder-Erdoğan görüşmesinin perde arkası

Yorumlar

Henüz yorum yazılmamış. İlk yorum yazan siz olmak istermisiniz ?

Yorum Yaz

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :

Supriz Fırsatlar

Sizde Web Sitenizden Para Kazanın
Bilgiler için logoya tıklayınız
eXTReMe Tracker