Son olarak 1999’da çok tartışılan ‘Gülün Bittiği Yer’e imza atan yönetmen Güneş, ‘The İmam’la setlere dönüyor. Sırada ‘Gülün Bittiği Yer’le başlayan üçlemenin devamı ‘Sözün Bittiği Yer’ var. İsmail Güneş, bundan altı yıl önce “Gülün Bittiği Yer” filmini yaptığında tabiri caizse ‘yer yerinden oynamıştı’. Muhafazakâr kesimden yükselen eleştiriler, sol cenahın her şeye rağmen filme uzak durması, bakanlığın filmi yasaklaması, yasak kalktıktan sonra sinemalarda gösterim imkânı bulamaması, yönetmeni de küstürmüştü. Ancak bu küslüğü daha fazla sürdüremeyen Güneş, “The İmam”la ısınma turlarına başladı bile. Hedefinde ise “Gülün Bittiği Yer”le başlayan üçlemeyi tamamlamak var.
“The İmam”, senaryosu Ömer Lütfi Mete’ye ait bir proje. Film, imam hatip kökenli bir bilgisayar mühendisinin, ait olduğu kimliği saklama çabası içindeyken, kendi kimliğiyle yüzleşmesi üzerine kurulu. İmam hatip lisesi mezunu Emre Hacıoğlu, işe soyadını değiştirerek başlar. Baykara soyadını alan genç adam, uzun saçları ve tutkun olduğu Harley Davidson’ınıyla etrafına bambaşka bir kimlik sunmaktadır. Bir gün, liseden arkadaşı imam Mehmet ziyaretine gelir. Kanser hastası olduğunu söyleyerek Emre’den kendi yerine köyde imamlık yapmasını ister. Arkadaşının son arzusunu kıramayan Emre, motoruyla yola çıkar.
Aslında bundan sonrası için klasik bir son yazmak zor değil; Emre köye gelir, hidayete erer, saçlarını keser... Ancak, İsmail Güneş’in filminde böyle bir değişim/ dönüşüm yok. Güneş’in, sınırları pek de takmayan biri olduğunu bilenler için bu bir sürpriz değil. O bunu, “Hiçbir zaman insanlar, kafasına saksı düşüp de kimliğini yüzde yüz değiştirmez. Herkesin içinde hem iyi hem kötü vardır.” diye özetliyor. “Dönüşüm” değilse filmin özü nedir?” diye sorulacak olursa da cevabı hazır: ‘Saklanma’... Üstelik yönetmenin bu konuda kişisel tecrübeleri de var: “Çocukken bizi camiye gönderiyorlardı Ramazan’da. Kur’an öğrenmemiz için. Biz de haylazlık ediyorduk tabii ve hoca bir gün elindeki sopayla bize vurdu. Ben de ertesi gün gitmedim. Ama hoca eve geldi ve ısrarla yarım saat beni aradı. Bense o sırada kapının hemen karşısındaki bir sepette saklanıyor ve sepetin aralıklarından hocayı görebiliyordum. Bu ilk ‘saklanma’mdır belki. Daha sonraları ise ait olmaya çalıştığınız camiadan kimliğinizi saklamak gibi bir zorunlulukla karşılaşıyorsunuz. Bütün piyasa sol görüşten oluşmuş, ticari sinemadakiler bile muhakkak ortanın solunda yer almışken siz içinizde bir sinemacı keşfetmişsiniz ve bir şekilde oraya girmek istiyorsunuz. Ama hayat sizi ortanın sağında konumlandırmış. Saklanıyorsunuz, çünkü sistem sizi içine almıyor.”
Neyse ki yönettiği yedi sinema filmi, televizyon filmleri ve belgesellerin ardından artık saklanma ihtiyacı duymadan, sözlerini rahatça paylaşabiliyor İsmail Güneş. “The İmam” da uzun bir aradan sonra bunun ilk ifadesi. “The”ya da bir açıklık getiriyor yönetmen. Açılımı Tarık-Hasan-Emre olan ‘the’, filmdeki kişisel yolculuğun ipuçlarını temsil ediyor.
Çekimleri 27 Temmuz’da Malatya’da başlayacak filmin başrolünde müzik çalışmalarından tanıdığımız Eşref Ziya Terzi var. Terzi’ye, Ahmet Yenilmez, Mehmet Usta ve Emin Gürsoy gibi isimler eşlik ediyor. 500 bin dolara mal olacak filmin, ekim ayı içerisinde vizyona girmesi planlanıyor.
zaman
En Son Aranan Haberler
Okunma : 87 // Aldığı Oy : 30 // Gönderen : Tv Dizileri Oy Ver :
|