ZdhaberCOM

Ana Menü

Kategoriler

Dost Siteler

Bugun Izlenenler

Son Aranan Başlıklar

Erdoğan'dan müftülere vaaz!


Başbakan Erdoğan, İl Müftüleri Semineri'ne katıldı. Müftülere 'kendinizi yenileyin' çağrısı yapan Erdoğan, dünyanın İslam'ın mesajına ihtiyacı olduğunu söyledi. Başbakan Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Abant'ta düzenlediği il müftüleri seminerinde yaptığı konuşmada, seminerden çıkacak sonucun
herkes için yol gösterici olmasını istedi.

Müftülerin görevinin hakka ve hakikate çağırmak olduğunu ve bundan
daha ağır bir yükün dünyada bulunmadığını ifade eden Erdoğan, şöyle
konuştu:

Sadece kendi cemaatinizi düşünmeyin

''Sadece kendi cemaatlerini değil, bütün insanlığı içine düştüğü
derin buhrandan kurtarmak için sizlerin himmetine muhtacız. Dini
hurafelerden arındırılmış, açıklayıcı modelini ilahi hakikat ve
değerleri topluma öğütlemek olan kutsi görevinizin yaşadığımız çağda
giderek daha büyük önem taşıyacağı kanaatindeyim. Bütün gerçek din ve
inançlar, insanlığı hayra, güzelliğe, iyiliğe, çağırmış, davet
etmiştir. Ne zaman insan bu ilahi çağrıya uymuş, gönlünü bu hissiyata
çevirmişse, kötülüklerden arınmış doğruluğa, aydınlığa ve iyiliğe
yönelmiştir.

'İnanmış gönüllerin vaazına ihtilacımız var

Hazreti Mevlana'nın Mesnevi'de söylediği gibi bu dünyada susamış
kişilerin su aradıkları gibi su da dünyada susamışları arar. İşte
dinin hakikati, susamışların suya kavuştuğu yerde ortaya çıkmaktadır.
Bu hakikati kaybetmemek için hem susamışlığımızı hem de suya
kanmışlığımızı bir arada tutmak lazım. Çünkü bugün dünyanın inanmış
gönüllerin vereceği aydınlığa, vaaz edeceği ahlaka, sahip çıkacağı
hakikate her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı var.''

Dünyanın herkesin içini acıtan insanlık manzaralarına sahne
olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Hakikat körlüğü, cehalet...

''Varlığını iyiliğe, güzelliğe, doğruluğa ve adalete yöneltmiş
insanlar olarak zamanımızı kuşatan bu karanlık tabloya her birimizin
inanıyorum ki gönülden itirazları olacaktır. Biliyoruz ki bir yerlerde
insanlık onurunu rencide eden mahşeri vicdanı kanatan bir yara varsa,
o büyük günahın kaynağı hakikat körlüğüdür, karanlıktır, cehalettir.
Niyeti ne olursa olsun ve sonu nereye varırsa varsın insanlığın
vicdanında mahkum olan her hareket bizim gönüllerimizde de kötüdür,
karanlıktır, adaletsizdir.

Aydınlığı dağıtmaya mecburuz

Mesnevi'den altında çok sırlar gizli bir vecizeyi hatırlatmak
isterim. Mevlana der ki, 'Dünya bir dağdır, yaptıklarımız da ses. Ses
yankılanır, yine bize döner'. Buradan çıkarmamız gereken bir ders var.
Madem biz hayra inanıyoruz, madem biz iyiliğin, güzelliğin, doğruluğun
öğütlediği değerlere inanıyoruz, madem insanlık giderek bu değerlerden
uzaklaşıyor, ahlaki çöküntü giderek yaygınlaşıyor, o zaman insanlığın
duçar olduğu manevi bunalımı hakikatin nuruyla iyileştiremiyoruz, bize
emanet edilen şifa iksirini muhtaç insanlara ve ruhlara ulaştıramıyoruz, madem biz dinin aydınlatıcı hakikatine vakıfız, bu aydınlığı yaymak karanlıkları bu aydınlıkla dağıtma mecburiyeti altındayız.''

İslam evrene vahyedildi

Başbakan Erdoğan, hakikati kim biliyorsa yalandan da onun sorumlu
olduğunu ifade ederek, ''Bizim ait olduğumuz medeniyet, hangi ırka,
dine ve dile mensup olursa olsun bütün insanların haklarını mukaddes
bilmemiş miyiz?'' diye konuştu. İslam dininin sadece yeryüzüne değil, bütün evrene vahyedildiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

''O halde nasıl medeniyetimize sahip çıkıyorsak, mukaddes
değerlerimize nasıl gönülden bağlanıyorsak, insanlığın hak ve adalet
temelinde şekillenen bir dünya idealine de aynı samimiyetle, aynı
sadakatle bağlanacağız ve sahip çıkacağız. Çünkü şer sadece
zalimlerin, hayır da bütün insanlığın ortak duygusudur. Bu duyguyu
derinleştirmek ve mutlaka zamanın ruhuna uygun olarak yeni köprüler
kurmak zorundayız. Eğer hakikate inananlar, köprü kurmaktan
vazgeçerse, yüreklerindeki aşk ateşi sönerse söz yere düşer ve
korkarım ki hepimiz kin ve nefreti kışkırtanların ördükleri duvarların
altında kalırız.''

''İSLAM DÜNYASININ BATI DÜNYASIYLA BULUŞMA NOKTASINA, EN YAKIN ÜLKE TÜRKİYE''

Türk milletinin asırlar boyunca İslam sancağını şan ve şerefle
taşıdığını, gittiği her yere adalet ve medeniyet taşıma gayretinde
olduğunu anlatan Erdoğan, bugün İslam dünyasının batı dünyasıyla
buluşma noktasına, hem coğrafi hem de kültürel olarak en yakın ülkenin
Türkiye olduğunu söyledi.

İslam'ı biz temsil ediyoruz

''Batı dünyası nezdinde İslami değerleri öncelikle biz temsil
ediyoruz'' diyen Erdoğan, bu temsil zorunluluğunu sadece Türkiye
sınırları içerisinde değil, yurtdışında yaşayan 4 milyona yakın
gurbetçi için de taşımak zorunda olduklarını kaydetti.

Erdoğan, ''Özellikle gurbetçilerimiz neredeyse yarım asırdır kendi
kültür ve inançlarıyla batı kültür ve inanç yapılarına sahip
toplumlarla kaynaşma, barış ve huzur içinde bir arada yaşama sınavı
veriyor'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, sadece yurtdışındaki Türklerin değil, bütün batı
dünyasının İslam'ı Türkiye'ye bakarak anlaması gerektiğini
vurgulayarak, şöyle devam etti:

Tarihi misyonumuz

''Bu bizim aynı zamanda tarihi misyonumuzdur. Belli sınırlara
kapanan hizmet, dünyaya açılamaz. Kendini aşan dünyaya açılır. Bugün
hepimiz sözlerimizi yeniden teraziye koymak, insanlığa unuttuğu temel
değerleri hatırlatmak zorundayız. Bütünüyle maddi bir uygarlığın bütün
insanlara rağmen, insan ruhunu kanatlandırmaya yetmediği, depresyonun
ve iç huzursuzluğun bile bile toplumu esir aldığı bir dünyada
yaşıyoruz. Büyük bilge İbn-i Arabi'nin ifadesiyle, maddi hayata
tapınmak, aynen deniz suyu içenlere benzer. Gittikçe susuzlukları
artar. Bugün insanlık, deniz suyu içiyor. Gittikçe susuzluğu had
safhaya çıkıyor. Bugün insanlığın ortak değerlerinin korunmasında,
yüksek ideallerin savunulmasında, barış ve hoşgörü kültürünün
yükseltilmesinde değerlerimize, kültürümüze her zamankinden daha çok
ihtiyacımız var.

Çok büyük bedeller ödeyerek gördük ki, bilginin bıraktığı her
boşluğu, kara bir cehalet dolduruyor. Bilgi ve hakikat adına dünyadaki
bütün kültürel boşlukları doldurmayı boynumuzun borcu biliyoruz.

Kendinizi yenileyin

Eğer hakikati gönlümüzde taşıdığımıza inanıyorsak, kuşkusuz
mukaddes değerleri yaşayan, anlatan, başkalarına ileten insanlar,
sonsuz hayırlı iş yapıyorlar, ama bugün eskisi gibi durgun bir dünyada
yaşamıyoruz.''

Başbakan Erdoğan, modern zamanların getirdiği yeni sorumluluklar
bulunduğunu ifade ederek, barışı ve kardeşliği en üst düzeyde savunma
ve adaleti yaygınlaştırmada en büyük görevin müftülere düştüğünü
söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, müftülere, ''Bugünün çeşitlenen
sorunları karşısında yeterli cevaplarınız, hazırlığınız,
donanımınız... Buna şiddetle ihtiyacımız var. Yoksa özgüveninizi
kaybeder, hakikat sözcüsü olamazsınız'' diye seslendi.

Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:

''Dünya bir andan ibaretse kemale ulaşmak ideali için bütün
insanlar gibi görevimiz, o anı hayırla doldurmaktır. Her insan kendi
anını iyilikle, güzellikle doldurabilirse, bütün zamanlar
aydınlanır.''

Toplantıya, Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Diyanet İşleri Başkanı Ali
Bardakoğlu ve 81 il müftüsü katıldı.

Toplantı, Başbakan Erdoğan'ın konuşmasının ardından basına kapalı
olarak devam etti.




AA

En Son Aranan Haberler



Okunma : 80 // Aldığı Oy : 27 // Gönderen : Tv Dizileri
Oy Ver :
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Arkadaşına Gönder      Fıkrayı Yazdır
 

Benzer Basliklar

Sistani'den yeni seçim modeli önerisi
Bulgaristan seçimlerinin kesin sonuçları
ABD'de öğretmenlik en saygın meslek
Rüştü yoksa Dudek var!
Şenol Güneş: Transfer içime sinmedi
Biscan: BJK olmaz, FB olsa gelirdim
Gerets: Herkes Kabzeyi konuşacak
İmam Hatipli'ye kısmi çözüm!
Valinin Londra bileti Halis Ağa'dan
Erdoğan'dan müftülere vaaz!
İhlas Finans markaja alınıyor
İşte Türkiye'nin hali pür melali
Fatih Terim'in hayalindeki takım
3 milyara iş var başvuran yok
İslam alimleri İstanbul'da buluştu

Yorumlar

Henüz yorum yazılmamış. İlk yorum yazan siz olmak istermisiniz ?

Yorum Yaz

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :

Supriz Fırsatlar

Sizde Web Sitenizden Para Kazanın
Bilgiler için logoya tıklayınız
eXTReMe Tracker