ZdhaberCOM

Ana Menü

Kategoriler

Dost Siteler

Bugun Izlenenler

Son Aranan Başlıklar

Bu kez emniyet müdürleri konuştu


Eski Başbakan Mesut Yılmaz ve Devlet eski Bakanı Güneş Taner'le ilgili duruşmada eski Emniyet Müdürleri Necati Bilican ve Hasan Özdemir'den Alaattin Çakıcı ile ilgili çarpıcı açıkmalalar yaptılar. Eski Başbakan Mesut Yılmaz ve eski
Devlet Bakanı Güneş Taner'in ''Türkbank ihalesine fesat
karıştırdıkları'' gerekçesiyle Yüce Divan'da yargılandıkları davada
tanık olarak dinlenilen dönemin Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican,
Alaattin Çakıcı'nın Türkbank ihalesinin arzu ettiği şekilde yapılması
için müdahale edeceği duyumunu aldıklarını belirterek, ''Ancak,
ihaleyi iptal ettirebilecek bir belge bulamadık'' dedi.

Davanın öğleden sonraki duruşmasında tanık olarak dinlenilen eski
İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, o dönemde en büyük problem olan
organize suç çeteleriyle mücadele edilmeye başlandığını ama bu
çalışmaların çok gizli takip edilmesinin istendiğini söyledi.
''Alaattin Çakıcı birçok işadamını tehdit ediyor, işadamları
ağzını açamıyordu'' diyen Özdemir, dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz'a bu
konuda brifing verdiğini, destek istediklerini ve Yılmaz'ın her türlü
desteği vereceklerini söylediğini anlattı. Özdemir, ''Çünkü birçok
yere mafya sızmıştı. Erol Evcil-Çakıcı ilişkisi devam ediyordu'' diye
konuştu.

Ellerinde bu konuyla ilgili 3 yazı bulunduğunu belirten Özdemir,
şöyle konuştu:
''Bunlardan birincisi 3 Şubat 1998 günlü Kutlu Aktaş'ın imzasını
taşıyan 4 sayfalık bir nottu. İkincisi 13 Mayıs 1998 tarihli yazıydı.
Bu, Korkmaz Yiğit-Çakıcı irtibatını gösteren istihbari bilgiydi. Yazı,
Türkbank ihalesine birçok şirketin girmek istediği, Çakıcı-Yiğit
ilişkisinden dolayı ihalenin Yiğit'e verileceği yönünde bilgiler
içeriyordu. Bu yazıyı Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire
Başkanlığı'na gönderdim. Üçüncüsü ile 8 Haziran 1998 tarihli yazıydı.
Bu yazıda da ihaleye belirli işadamlarının gireceği ama ihalenin
Yiğit'e verileceğine ilişkindi.''

-''MÜDÜR HERŞEYİ BİLEMEZ''-

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün büyük bir organizasyon olduğunu ve
herkesin yetkilendirildiğini belirten Özdemir, ''İstanbul Emniyet
müdürü herşeyi bilemez, bilgilendirildiği konuyu bilir.
Çakıcı-Yiğit-Evcil ilişkisi en iyi İstanbul Emniyet Müdürlüğü
İstihbarat Şube Müdürü Niyazi Palabıyık kanalıyla bana bildirildi. Ben
de ilgili yerleri bilgilendirdim'' diye konuştu.

Yüce Divan Başkanı Mustafa Bumin'in ''Çakıcı-Yiğit arasındaki 21
Mayıs 1998 tarihindeki telefon konuşmasından ne zaman haberdar
oldunuz?'' sorusu üzerine Özdemir, şunları söyledi:

''Çakıcı'yı takip ediyoruz. Amacımız Türkbank ihalesi değil. O
dönemde İstanbul'da 8 yıllık kesintisiz eğitim nedeniyle süren
eylemler var. Onlarla uğraşıyoruz. Bir yandan da adi suç
çeteleriyle...
Alaattin Çakıcı, Erol Evcil, Sedat Peker, Ayvaz Korkmaz...
Bunların çalımından geçilmiyordu. Bunlardan yılmadık. Telefon dinlendi
mi dinlenmedi mi en iyi bilgiyi Palabıyık bilir.''

-''İHALENİN NE ZAMAN BİTTİĞİNİ BİLMİYORDUM''-

Tanık olarak dinlenilen ve halen Emniyet Genel Müdür Yardımcısı
olan Emin Aslan, 1997-2001 yılları arasında Emniyet Genel Müdürlüğü
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı olarak görev
yaptığını bildirdi.
Aslan, 3 Ağustos 1988 tarihli bilgi notunun neden ihale
tamamladıktan sonra Başbakanlığa ve TMSF'ye iletildiğinin sorulması
üzerine, ''Ben ihalenin ayın 4'ünde yapıldığını biliyorum ama ne zaman
bittiğini bilmiyordum'' dedi.

Organize suç örgütlerinin Emniyet'in içine sızdığı yönündeki
eleştirileri de yanıtlayan Aslan, organize suç örgütlerini çökerten ve
bu konuda çok sessiz çalışan Emniyet'e böyle bir suçlama yapılmasını
doğru bulmadığını söyledi.
Eski Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican da 1997-1998 yıllarının
organize suç örgütlerinin finans ve bankacılık sektörlerini rahatsız
ettiği bir dönem olduğunu belirtti. Dönemin Başbakanı Yılmaz'ın istemi
doğrultusunda organize suçlarla mücadelenin başlatıldığını anlatan
Bilican, çalışmalardan elde edilen duyumları Yılmaz'a arzettiğini
söyledi.

-''BELGE ARANDI''-

''Çakıcı'nın Türkbank ihalesinin arzu ettiği şekilde yapılması
için müdahale edeceği duyumunu aldık. Bunu da Yılmaz'a arzettim.
İhalenin yapılacağı dönemde de benzer görüşmeler yapıldı'' diyen
Bilican, Yılmaz'ın bunların duyum olduğunu, bu bilgilere dayanarak
ihalenin iptalinde zorluk çekileceğini belirterek, belge istediğini
anlattı. Bunun üzerine teşkilatına Başbakan'ın belge istediğini
bildirdiğini ifade eden Bilican, şöyle konuştu:

''Belgenin bulunması, duyumun desteklenmesi için bir çalışma
başlatıldı. Ancak ihale gününe kadar bir belge sunamadık. İhale gününe
yakın bir bilgi alındı. Çakıcı'nın ihaleye katılan Hayyam Garipoğlu'nu
tehdit ettiği bilgisini içeren bir ihbar yazısı geldi. O dönemde TMSF
de bilgi istedi. Bunun üzerine Başbakanlığa ve TMSF'ye bu bilgi notu
gönderildi. Bu bilgi notu 4 Ağustos 1998'de gönderildi. Başbakanlığa
istihbarat notu olarak kozmik büroya gönderildi. Ancak bunun
Başbakan'a iletilip iletilmediğini bilmiyorum.''

Fikri Sağlar'ın Çakıcı-Yiğit arasındaki telefon konuşmalarına
ilişkin kaseti ortaya çıkarmasının ardından İstihbarat Daire
Başkanı'na, 'Biz belge bulamıyoruz, bu kaset de ne' diye sorduğunu
anlatan Bilican, bunun üzerine bu kasetin nereden verildiğini
araştırmak üzere soruşturma başlattığını, ancak netice alamadığını
söyledi. Bilican, sadece konuyla ilgili kişileri başka görevlere
atamakla yetindiklerini kaydetti.

''Kasetteki bilgilerin istihbari bilgiler olduğu, hem kendisine
hem de Başbakan'a belge sunmak için araştırma yapıldığı, ihalenin
yapıldığı güne kadar belge arandığı, ancak bu belgenin
bulunabildiğinin'' kendisine bildirildiğini anlatan Bilican, ''Belge
ihale yapıldığı tarihe kadar bulunamadı'' dedi.
Bilican, kasetin kamuoyunda duyulmasından sonra Çakıcı-Yiğit
arasındaki kasetten haberdar olduğunu söyledi. Bilican, ''Çakıcı
konuşmalarını genelde banda alırmış. Sağlar kaseti böyle bulmuş da
olabilir'' diye konuştu.

Bumin'in ''Kayda alınan Çakıcı-Yiğit arasındaki telefon
konuşmasının size bildirilmemesi kasıtlı olabilir mi?'' sorusuna
Bilican, ''Mümkün değil, bu insanlığa yakışacak iş değil. Bulunduğumuz
yere yakışmaz. Böyle düşünen varsa kınıyorum. Tamamen bilgi
alınamadığı için saklanmıştır'' yanıtını verdi.

-''İHALEYE KATILMA NİYETİM OLMADI''-

Tanık olarak dinlenilen Çukurova Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Mehmet Emin Karamehmet, Türkbank ihalesine katılmadığını ve katılma
niyeti de bulunmadığını söyledi. Bu konuda herhangi bir tehdit
almadığını ve zorlama olmadığını ifade eden Karamehmet, şöyle devam
etti:
''Dönemin Devlet Bakanı Güneş Taner'in evine gittim. Orada Korkmaz
Yiğit vardı. Yiğit, devlet bankalarından kredi istiyordu. Taner,
devlet bankalarından kredi verilmeyeceğini, özel bankalardan
almalarını söyledi. Yiğit de benden kredi istedi. Taner, 'teminat
almadan kredi vermeyin' dedi. Kredi de verilmedi zaten.''

Bumin'in ''Yiğit-Çakıcı arasındaki telefon konuşmasında ihaleye
girecekler arasında adınız geçiyor. Türkbank ihalesine girme niyetiniz
var mıydı?'' sorusunu Karamehmet, ''Niyetimiz olmadı, ama sahibi
olduğum Yapı Kredi Bankası ihale evrakını almış'' diye yanıtladı.
''Çakıcı'nın tehdidi yüzünden mi ihaleden vazgeçtiniz?'' sorusuna
Karamehmet, ''Hayır'' yanıtını verdi.
O dönemde Çakıcı ile telefonda görüştüğü anımsatılıp, ''Çakıcı,
'ihaleye katılmayın, kredi ile Yiğit'i destekleyin' diye mi aradı?''
sorusunu Karamehmet, telefon konuşmasının Türkbank ile değil,
Pamukbank ile ilgili olduğunu anlattı.

-''İHALEYE KATILMADIM''-

İşadamı Erdoğan Demirören, Yılmaz ve Taner ile bu konuda herhangi
bir ilişkisi olmadığını söyledi.
İhaleye katılmadığını ancak şartnameyi almak için gerekli
prosedürü yerine getirdiğini belirten Demirören, ''İhaleye katılmaktan
vazgeçmenizde bir unsur etkili oldu mu?'' sorusunu ''hayır'' diye
yanıtladı.

Demirören, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili Abdurrahman
Yalçınkaya'nın ''Soruşturma Komisyonu'nda Çakıcı'nın aradığını, girmek
istemediğinizi söylemişsiniz. Korku üzerine mi vazgeçtiniz?'' sorusu
üzerine bu işin kendilerini aştığını gördüklerini, danışmanlarının
tavsiyesiyle ihale dosyasını almaktan öteye işlem yapmadıklarını
kaydetti.

Tanık olarak dinlenilen işadamı Aslan Tekin Önel de Türkbank ihale
şartnamesini aldıklarını ve büyük bir iş olduğu için vazgeçtiklerini
söyledi.

Genç TV'nin isim hakkının halen kendisinde bulunduğunu, Genç
TV'nin isminin değil frekansının Korkmaz Yiğit'e satıldığını savunan
Önel, Bumin'in, ''Kamuran Çörtük'ü tanıyorsunuz. Yiğit'in Genç TV'yi
Çörtük'e satışı konusunda bilginiz var mı?'' sorusunu yanıtladı. Önel,
''Bir toplantıda soruldu bu. 'Çörtük ile ilişkiniz var, neden dolaşık
bir yol seçildi' diye. Çörtük, 'dostumun malında gözüm yoktur,
ihtiyacım olsa da söylemem' dedi. Çörtük'ün ihtiyacının olduğunu
bilmiyordum'' diye konuştu.
Duruşmanın ardından Mesut Yılmaz, Anayasa Mahkemesi'nden
partililerin alkışları arasında ayrıldı. Bu arada, Türk Ticaret Bankası Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardım Vakfı üyeleri, duruşma öncesinde mahkeme önünde toplanarak protesto eylemi yaptılar.


AA

En Son Aranan Haberler



Okunma : 99 // Aldığı Oy : 13 // Gönderen : Tv Dizileri
Oy Ver :
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Arkadaşına Gönder      Fıkrayı Yazdır
 

Benzer Basliklar

Türk sporcuların rakipleri belli oldu
Erdoğan'dan Şaron'a teşekkür
Karpuz tezgahlarına AB darbesi
Ekşi'den ombudsmanlara mektup
İzmit'te hat tartışması
Bakan Çelik'ten ihale savunması
Cit cel
Teyp hırsızlığı aşiret kavgasına döndü
Zavallı Temel
Bu kez emniyet müdürleri konuştu
Ermenistan'a ortak komisyon önerisi
2005'in dış ticaret hacmi 180 milyar $
Şeytanın Tuzağı
Trabzon, D.Bakır'ı Fatih'le geçti
Denizli'de heyelan

Yorumlar

Henüz yorum yazılmamış. İlk yorum yazan siz olmak istermisiniz ?

Yorum Yaz

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :

Supriz Fırsatlar

Sizde Web Sitenizden Para Kazanın
Bilgiler için logoya tıklayınız
eXTReMe Tracker